Giriş

Araç değer kaybı, trafik kazası sonrasında onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Kaza nedeniyle hasar gören araç servis işlemleri tamamlandıktan sonra kullanılabilir hale gelebilir; ancak tramer kaydı, değişen parçalar, boya işlemleri ve alıcıların kaza geçmişine yaklaşımı aracın satış değerini etkileyebilir. Bu nedenle değer kaybı, yalnızca tamir masrafından ibaret olmayan ayrı bir maddi zarar kalemidir.

Araç değer kaybı talepleri, özellikle zorunlu mali sorumluluk sigortası, KTK m.97 başvurusu, sigorta tahkimi, dava yolu, görevli mahkeme, zorunlu arabuluculuk ve teminat limitleri bakımından dikkatli yürütülmelidir. Bu yazı, tazminat hukuku kapsamında araç değer kaybı sürecini uygulamada karşılaşılan başlıklarla birlikte açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.

Trafik kazası sonrası araç değer kaybını temsil eden görsel

İçindekiler

Araç Değer Kaybı Nedir?

Araç değer kaybı, bir trafik kazası nedeniyle hasar gören aracın onarılmasına rağmen kaza öncesi piyasa değerine göre daha düşük değerde kabul edilmesi durumudur. Buradaki zarar, aracın teknik olarak tamir edilip edilmediğinden farklıdır. Onarım, aracın fiziksel hasarını gidermeyi amaçlar; değer kaybı ise aracın kaza geçmişi nedeniyle ikinci el piyasasında uğrayabileceği ekonomik azalmayı konu alır.

Örneğin aynı marka, model, donanım, kilometre ve model yılına sahip iki araçtan biri kazasız, diğeri ise kaporta onarımı ve boya işlemi görmüşse, alıcılar çoğu zaman hasarlı geçmişi bulunan araca daha düşük bedel teklif eder. Araçta orijinal parça kullanılmış, onarım yetkili serviste yapılmış veya araç teknik olarak sorunsuz hale gelmiş olsa bile hasar kaydı satış sürecinde etkili olabilir.

Tramer kaydı, hasar dosyası, değişen parçalar, boya işlemleri, onarım kalitesi ve kazanın araç üzerindeki etkisi bu değerlendirmede önem taşır. Özellikle taşıyıcı unsurlara yakın bölgelerdeki işlemler, kaporta değişimleri veya aracın piyasa algısını etkileyen hasarlar değer kaybı hesabında dikkate alınabilir. Buna karşılık plastik tampon, cam, far, mekanik parça veya sökülüp takılabilir aksam yönünden değer kaybı etkisi somut dosyaya göre farklı değerlendirilebilir.

Araç değer kaybı, trafik kazası tazminat davası içinde gündeme gelebilecek maddi zarar kalemlerinden biridir. Ancak her kaza otomatik olarak değer kaybı doğurmaz. Hasarın niteliği, aracın önceki kayıtları ve kusur durumu birlikte incelenmelidir.

Araç Değer Kaybı Hangi Hallerde Talep Edilebilir?

Araç değer kaybı talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle trafik kazası sonucu araçta maddi hasar meydana gelmiş olmalıdır. Maddi hasar, aracın onarım gerektiren bir zarar görmesi veya piyasa değerini etkileyebilecek işlem geçirmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Hasarın yalnızca küçük bir çizik, sök-tak işlemi ya da piyasa değerini etkilemeyecek nitelikte kabul edilmesi halinde değer kaybı talebi sınırlı değerlendirilebilir.

Talepte bulunan tarafın kazada tamamen kusurlu olmaması gerekir. Değer kaybı, karşı tarafın kusuru oranında istenebilir. Talep eden araç sürücüsü yüzde yüz kusurlu kabul ediliyorsa, karşı tarafın sigortasından veya sorumlularından değer kaybı talep edilmesi kural olarak mümkün olmayabilir. Kısmi kusur halinde ise hesaplanan zarar, karşı tarafın kusur oranına göre azaltılır.

Zarar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Aracın hasarı, talebe konu edilen kazadan kaynaklanmalı; daha önceki bir kazadan, kullanım kaynaklı yıpranmadan veya onarım kusurundan doğan zarar yeni kazaya yüklenmemelidir. Bu nedenle servis kayıtları, hasar fotoğrafları, tramer geçmişi ve ekspertiz verileri önem taşır.

Değer kaybına konu parçaların önceki hasar geçmişi ayrıca incelenir. Aynı parçada daha önce boya, değişim veya onarım yapılmışsa yeni kazanın yarattığı ek değer kaybı daha düşük olabilir. Aracın ağır hasar veya pert kaydı bulunması da talebi etkileyebilir. Böyle bir kayıt, aracın kaza öncesi rayiç değerini zaten düşürmüş olabileceğinden yeni kazanın ayrıca değer kaybı doğurup doğurmadığı teknik olarak değerlendirilir.

Her dosyada eksper veya bilirkişi değerlendirmesi önemlidir. Kaza tespit tutanağı kusur yönünden başlangıç verisi sunsa da, nihai kusur ve zarar hesabı teknik inceleme gerektirebilir. Değer kaybı talebinde aracın yaşı, kilometresi, piyasa değeri, onarım gören parçalar, hasar geçmişi ve kusur oranı birlikte ele alınmalıdır.

KTK m.97 Kapsamında Sigorta Şirketine Başvuru

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava veya sigorta tahkimi yoluna başvurulmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Bu başvuru, araç değer kaybı sürecinin usul bakımından önemli aşamalarından biridir.

KTK m.97’nin güncel metni, sigorta şirketine başvuru şartını ve 15 günlük cevap süresinden sonra dava veya tahkim yoluna gidilebileceğini açıkça düzenler. Maddenin tam metnine aşağıdaki Bağlantılı Mevzuat bölümünde yer verilmiştir.

Başvuru; KEP, e-posta, iadeli taahhütlü posta veya sigorta şirketinin online başvuru ve hasar kanalı üzerinden yapılabilir. Hangi yol tercih edilirse edilsin, başvurunun yapıldığı tarih ve içeriği ispatlanabilir olmalıdır. KEP gönderim çıktısı, e-posta iletim kaydı, posta alındısı, online başvuru numarası veya hasar dosyası ekran görüntüsü bu bakımdan önem taşıyabilir.

Başvurunun yalnızca “değer kaybı istiyorum” şeklinde soyut bırakılması uygulamada sorun yaratabilir. Başvuru dilekçesinde talebin hangi kazaya dayandığı, hangi araç için değer kaybı istendiği, başvuranın kim olduğu ve ödeme yapılacak hesap bilgileri açıkça gösterilmelidir. Sigorta şirketinin talebi değerlendirebilmesi için kaza ve hasar belgeleri de eklenmelidir.

KTK 97 Başvurusunda Bulunması Gereken Hususlar

KTK m.97 başvurusunda yazılılık ve başvurunun ispatlanması temel noktadır. Başvuru dilekçesinde genellikle şu bilgiler yer almalıdır:

  • Başvuranın kimlik, adres, telefon ve e-posta bilgileri
  • Kazaya karışan araçların plaka ve ruhsat bilgileri
  • Biliniyorsa poliçe numarası ve hasar dosyası numarası
  • Kaza tarihi, kaza yeri ve olayın kısa özeti
  • Kusur durumuna ilişkin açıklama
  • Talep edilen zarar kaleminin araç değer kaybı olduğunun açıkça belirtilmesi
  • Varsa ihtiyari eksper raporu veya değer kaybı raporu
  • Ödeme yapılacak banka ve IBAN bilgisi
  • Eklenen belge listesi
  • Açık ve anlaşılır talep sonucu

Başvuru metninde talep edilen tutar biliniyorsa gösterilebilir. Henüz net bir hesaplama yapılamamışsa, değer kaybının dosya kapsamındaki belgeler üzerinden değerlendirilmesi istenebilir. Ancak belirsiz ve dayanağı olmayan talepler, sigorta şirketinin cevap sürecinde uyuşmazlık yaratabilir.

Sigorta Şirketine Başvuruda Hangi Belgeler Sunulmalıdır?

Sigorta şirketine yapılacak değer kaybı başvurusunda belgelerin düzenli sunulması, hem 15 günlük cevap süresinin sağlıklı işlemesi hem de sonradan tahkim veya dava yoluna gidilmesi halinde başvurunun ispatı açısından önemlidir. Somut dosyanın niteliğine göre ek belge istenebilir; ancak uygulamada aşağıdaki belgeler sıklıkla kullanılır:

  • Kaza tespit tutanağı veya polis/jandarma tarafından düzenlenen kaza raporu
  • Değer kaybı talep edilen araca ait ruhsat
  • Hasarlı araca ilişkin fotoğraflar
  • Varsa onarım sürecine ilişkin fotoğraflar
  • Servis evrakları, parça listesi ve onarım faturası
  • Sigorta eksper raporu veya ihtiyari eksper raporu varsa örneği
  • Araç değer kaybı talep beyanı veya başvuru dilekçesi
  • Sigorta şirketine başvuruyu ispatlayan KEP çıktısı, e-posta gönderim kaydı, posta alındısı veya online başvuru kaydı
  • Başvuru sahibine ait IBAN bilgisi
  • Vekil aracılığıyla başvuru yapılıyorsa vekaletname

Belgelerdeki uyumsuzluklar talebin değerlendirilmesini zorlaştırabilir. Örneğin kaza tutanağındaki plaka bilgisi, servis faturası ve ruhsat bilgileri birbiriyle uyumlu olmalıdır. Onarım faturasında hangi parçaların değiştiği, hangilerinin onarıldığı ve boya işlemi yapılıp yapılmadığı mümkün olduğunca açık görünmelidir.

Sigorta şirketi, hasar dosyasında eksik gördüğü belgeleri isteyebilir. Bu nedenle başvurudan sonra gelen yazılı talepler takip edilmeli, eksik belge istenmişse makul sürede tamamlanmalıdır. Belgelerin baştan düzenli sunulması, tahkim veya dava aşamasında da dosyanın anlaşılmasını kolaylaştırır.

Sigorta Şirketinin Cevap Süresi ve Sonraki Yollar

KTK m.97 uyarınca sigorta kuruluşu, başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa veya verdiği cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir.

Bu nedenle 15 günlük sürenin dolması beklenmeden dava veya tahkim yoluna gidilmesi usuli sorun yaratabilir. Başvurunun sigorta şirketine ulaştığı tarih bu noktada önemlidir. KEP gönderim zamanı, posta teslim tarihi veya online başvuru kayıt tarihi sürenin başlangıcı bakımından dikkate alınabilir.

Sigorta şirketi başvuruyu tamamen kabul edebilir, kısmen ödeme yapabilir, eksik belge isteyebilir, talebi reddedebilir veya süresi içinde cevap vermeyebilir. Kısmi ödeme yapılması halinde ödenen tutar ile talep edilen veya teknik raporda belirlenen tutar arasında uyuşmazlık kalabilir. Böyle bir durumda kalan değer kaybı alacağı için tahkim, dava veya somut şartlara göre icra takibi gibi yollar değerlendirilebilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu

Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında sigorta uyuşmazlıklarının çözümü için başvurulabilen bir yoldur. Araç değer kaybı bakımından tahkim başvurusu sigorta şirketine karşı yapılır; kusurlu sürücü veya araç işleteni sigorta tahkiminde taraf gösterilemez. Bu kişiler yönünden ayrıca dava veya icra takibi gibi yolların değerlendirilmesi gerekebilir.

Tahkim başvurusu, sigorta şirketine KTK m.97 kapsamında başvuru yapıldıktan ve sigorta şirketi talebi karşılamadıktan ya da 15 günlük süre içinde cevap vermedikten sonra gündeme gelir. Uygulamada sigorta şirketi nezdinde hasar dosyasının açılmış olması ve başvurunun ispatlanabilmesi önem taşır.

Sigortacılık Kanunu m.30, tahkim sisteminin kuruluşunu ve Komisyona başvurudan önce sigorta kuruluşuna gerekli başvuruların yapılmış olmasını düzenlediği için araç değer kaybı dosyalarında KTK m.97 ile birlikte değerlendirilmelidir. İlgili kanun metinlerine aşağıdaki Bağlantılı Mevzuat bölümünden ulaşılabilir.

Başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sitesi üzerinden online yapılabilir. Bireysel başvuru yapılması mümkündür; vekil aracılığıyla da başvuru yapılabilir. Ancak başvuruda olayın hukuki dayanağı, talep sonucu ve deliller açıkça gösterilmelidir. Tahkim dosyaları çoğu zaman dosya üzerinden incelendiği için başvuru sırasında dayanılan belgelerin eksiksiz sunulması önemlidir.

Sigorta tahkim başvurusunda genellikle şu unsurlar yer alır:

  • Başvuru formu
  • Olay açıklaması
  • Açık talep sonucu
  • Dayanılan delillerin listesi
  • Kaza tespit tutanağı veya resmi kaza raporu
  • Araç ruhsatı
  • Hasar ve onarıma ilişkin fotoğraflar
  • Servis evrakları ve onarım faturası
  • Eksper raporu veya ihtiyari değer kaybı raporu varsa örneği
  • KTK m.97 başvurusunu ispatlayan evrak
  • Sigorta şirketinin cevabı varsa örneği
  • Vekil ile başvuru yapılıyorsa vekaletname
  • Başvuru harcı, tebligat gideri ve vekil ile başvuruda baro pulu gibi giderlere ilişkin belgeler

Tahkimde zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Ancak tahkim başvurusu, yalnızca sigorta şirketiyle olan uyuşmazlığı çözer. Sigorta teminat limitini aşan kısım, araç mahrumiyet zararı veya sürücü/işleten sorumluluğuna dayalı talepler ayrıca değerlendirilmelidir.

Sigorta Tahkiminde 2026 Kesinlik ve İtiraz Sınırları

2026 yılı itibarıyla sigorta tahkiminde parasal sınırlar güncellenmiştir. 35.000 TL ve üzeri uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı Komisyon nezdinde itiraz yolu gündeme gelebilir. 383.000 TL üzerindeki uyuşmazlıklarda ise itiraz hakem heyeti kararına karşı temyiz yolu mümkündür. 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda dosyanın en az üç kişilik hakem heyeti tarafından incelenmesi gerekir.

19.03.2026 tarihinden itibaren itiraz ve temyiz sınırlarının uygulanmasında karar tarihindeki değil, başvuru tarihindeki parasal sınırların esas alınacağı düzenlenmiştir. Heyet teşekkülü bakımından ise ilgili düzenlemede hakem heyetinin teşekkül edeceği tarihteki miktar dikkate alınır. Bu sınırlar teknik nitelikte olduğundan, başvuru tarihi, talep miktarı ve karar tarihi somut dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.

Dava, Tahkim, Görevli ve Yetkili Mahkeme

Değer kaybı bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermezse veya verdiği cevap talebi karşılamazsa dava yolu ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru gündeme gelebilir. Bu ayrım özellikle davalı tarafın kim olduğu, görevli mahkeme ve arabuluculuk değerlendirmesi bakımından önemlidir.

Yalnızca sigorta şirketine karşı açılacak değer kaybı davasında, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesi ve ticari iş niteliği nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması gündeme gelebilir. Bu durumda TTK m.5/A kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartı olabilir. Buna karşılık Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz; tahkim, mahkemede açılan ticari dava değil, sigorta uyuşmazlıkları için özel bir başvuru yoludur.

Sigorta poliçe limitini aşan değer kaybı alacağı veya sigorta kapsamı dışında kalan kısım için kusurlu sürücü ve/veya işletene karşı ayrıca dava ya da icra takibi gündeme gelebilir. Sürücü veya işletene yöneltilecek haksız fiil temelli taleplerde görevli mahkeme bakımından Asliye Hukuk Mahkemesi değerlendirmesi yapılabilir. Ancak aynı davada sigorta şirketi, sürücü ve işleten birlikte yer alıyorsa görev hususu somut taraf yapısı, talep kalemi ve hukuki sebep birlikte incelenerek belirlenmelidir.

Yetki bakımından sigorta şirketine karşı açılacak davalarda sigorta şirketinin merkez veya ilgili şube bağlantısı, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri gibi ihtimaller değerlendirilebilir. Haksız fiil temelli taleplerde ise HMK m.6 ve HMK m.16 çerçevesinde davalının yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelebilir.

Görev ve yetki konusunda kesin yönlendirme yapılmamalıdır. Her dosyada davalıların kimliği, sigorta şirketinin davada yer alıp almadığı, talebin poliçe limitine mi yoksa sürücü/işleten sorumluluğuna mı dayandığı ve istenen zarar kalemi ayrıca değerlendirilmelidir.

Zorunlu Arabuluculuk Hangi Hallerde Gündeme Gelir?

Zorunlu arabuluculuk, araç değer kaybı dosyalarında özellikle sigorta şirketine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak para alacağı veya tazminat davaları bakımından gündeme gelebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Bu nedenle yalnızca sigorta şirketine karşı açılacak ve ticari dava niteliğinde değerlendirilecek değer kaybı davalarında arabuluculuk süreci dikkate alınmalıdır. Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılması halinde dava şartı eksikliği tartışması doğabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Tahkim, mahkemede açılan ticari dava değil, Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında özel bir başvuru yoludur. Bu nedenle tahkim tercih edilecekse ayrıca arabuluculuk son tutanağı aranmaz.

İlamsız icra takibi ise dava değildir. Bu nedenle doğrudan ilamsız icra takibi başlatılması, tek başına zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilmez. Ancak borçlu takibe itiraz eder ve sonrasında itirazın iptali davası açılması gerekirse, uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse dava şartı arabuluculuk yeniden gündeme gelebilir. Bu ayrım, dosyanın kime karşı ve hangi hukuki nedene dayanılarak yürütüldüğüne göre değerlendirilmelidir.

2026 Yılı ZMSS Teminat Limitleri

Zorunlu mali sorumluluk sigortası, kusurlu aracın üçüncü kişilere verdiği zararlar bakımından poliçe limiti ve kusur oranı çerçevesinde sorumluluk doğurabilir. Araç değer kaybı, maddi zarar teminatı kapsamında değerlendirildiğinden sigorta şirketinin asıl alacak bakımından sorumluluğu ilgili teminat limitiyle sınırlıdır.

SEDDK tarafından yayımlanan zorunlu trafik sigortası teminat limitlerine göre 01.01.2026-31.12.2026 dönemi maddi zarar teminat limitleri şöyledir:

  • Araç başına maddi teminat: 400.000 TL
  • Kaza başına maddi teminat: 800.000 TL

Bu limitler, 2026 yılı için maddi zarar bakımından sigorta şirketinin azami sorumluluğunu gösterir. Ancak hangi limitin uygulanacağı belirlenirken kaza tarihi, poliçe durumu, araç grubu ve somut sigorta ilişkisi incelenmelidir. Değer kaybı talebi, onarım bedeliyle birlikte aynı maddi zarar teminatı içinde değerlendirilebileceğinden, daha önce yapılan hasar ödemeleri limit kullanımını etkileyebilir.

Teminat Limitini Aşan Değer Kaybı Alacağı

Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olsa da, zarar bu limiti aşabilir. Bu durumda limit üstü zarar bakımından kusurlu sürücü, araç işleteni veya hukuken sorumlu diğer kişiler yönünden ayrıca değerlendirme yapılabilir.

Örneğin 2026 yılında maddi zarar bakımından araç başına ZMSS teminat limitinin 400.000 TL olduğu bir durumda, tahkim kararıyla 500.000 TL değer kaybı tespit edilirse sigorta şirketinin asıl alacak bakımından sorumluluğu 400.000 TL ile sınırlıdır. Ancak faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri gibi fer’iler bu asıl alacak limitinin içinde değerlendirilmez.

Bu örnekte limit aşan 100.000 TL için araç sürücüsü ve/veya işletene karşı ayrıca icra takibi veya dava yolu gündeme gelebilir. Ancak bu yolun kullanılabilmesi için kusur oranı, işleten sıfatı, sürücünün sorumluluğu, zarar miktarı ve mevcut deliller birlikte incelenmelidir. Limit aşan her talep kendiliğinden tahsil edilebilir hale gelmez; sorumluluk şartlarının ayrıca ortaya konulması gerekir.

İlamsız İcra Takibi ve İhtiyari Eksper Raporu

Araç değer kaybı taleplerinde her zaman doğrudan dava veya tahkim yoluna başvurulması zorunlu olmayabilir. Bazı durumlarda ihtiyari eksper raporu veya hasar/değer kaybı raporu alınarak alacak somutlaştırılır ve borçlu olduğu düşünülen kişi veya kuruma karşı ilamsız icra takibi başlatılması değerlendirilebilir.

İhtiyari eksper raporu, değer kaybı miktarının teknik olarak açıklanmasına yardımcı olabilir. Raporda aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, kilometresi, hasarlı parçaları, onarım işlemleri ve kusur oranı gibi unsurlar gösterilebilir. Bu rapor, talebin dayanağını somutlaştırır; ancak tek başına mahkeme kararı veya kesin hüküm niteliğinde değildir.

İlamsız icra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Bu durumda itirazın iptali davası, itirazın kaldırılması koşulları veya yeni bir alacak davası gibi yollar gündeme gelebilir. İtirazın iptali davası ticari dava niteliğinde ise zorunlu arabuluculuk şartı doğabilir. Bu nedenle icra yolu, dava ve tahkim yollarına göre daha hızlı görünse de itiraz ihtimali, ispat yükü, masraf ve süre bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı hesabı standart bir çarpım formülünden ibaret değildir. Trafik Genel Şartları ve uygulamadaki teknik değerlendirmeler çerçevesinde değer kaybının talep edilmesi halinde, ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit yapılması gündeme gelebilir. Mahkeme veya tahkim aşamasında ise bilirkişi incelemesiyle hesaplama yapılabilir.

Trafik Genel Şartları, değer kaybını maddi zararlar teminatı içinde değerlendirdiğinden hesaplama yapılırken yalnızca hasarın fotoğrafı değil; kaza tarihi, geçerli teminat limiti, aracın geçmişi ve teknik inceleme birlikte ele alınmalıdır.

Hesaplamada genellikle şu unsurlar dikkate alınır:

  • Aracın marka ve modeli
  • Model yılı
  • Kaza tarihindeki kilometresi
  • Kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri
  • Hasarın niteliği ve araç üzerindeki etkisi
  • Değişen, onarılan veya boyanan parçalar
  • Aracın önceki hasar kaydı
  • Kazadaki kusur oranı
  • Eksper veya bilirkişi değerlendirmesi

Örneğin düşük kilometreli, piyasa değeri yüksek ve daha önce hasarsız olan bir araçta kaporta parçasının değişmesi ile yüksek kilometreli ve daha önce aynı bölgede işlem görmüş bir araçtaki hasarın etkisi aynı olmayabilir. Benzer şekilde, plastik tampon veya cam gibi parçalarla taşıyıcı unsurlara yakın bölgelerdeki hasarlar farklı sonuçlar doğurabilir.

Değer kaybı hesabında kusur oranı belirleyicidir. Teknik olarak 100.000 TL değer kaybı hesaplanan bir dosyada karşı tarafın kusuru yüzde 75 ise talep edilebilecek tutar bu oran üzerinden değerlendirilebilir. Buna ek olarak sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ve daha önce yapılmış maddi hasar ödemeleri de dikkate alınmalıdır.

Kesin ve her dosyada geçerli bir hesap formülü vermek doğru değildir. Hesaplama, kaza tarihi, piyasa koşulları, aracın geçmişi ve delil durumuna göre değişir.

Değer Kaybı Talebinin Reddedilebileceği Haller

Araç değer kaybı talebi her kazada kabul edilmez. Talebin reddedilmesi veya azaltılması şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Talep eden tarafın kazada tam kusurlu olması
  • Aracın daha önce ağır hasar veya pert kaydının bulunması
  • Aynı parçaların önceki kazalarda işlem görmüş olması
  • Hasarın değer kaybı doğurmayacak nitelikte kabul edilmesi
  • Belgelerin eksik veya çelişkili sunulması
  • Karşı tarafın kusur oranının düşük olması
  • Zararın veya kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanamaması

Özellikle daha önce onarım görmüş parçalar bakımından “ilk hasar” ile “tekrar hasar” ayrımı önemlidir. Aynı kapı, çamurluk veya tampon daha önce işlem görmüşse, yeni kazanın piyasa değerinde yarattığı ek azalma sınırlı kabul edilebilir. Ağır hasar kaydı bulunan araçlarda ise aracın kaza öncesi değeri zaten etkilenmiş olabileceğinden hesaplama daha farklı yapılabilir.

Eksik belge de önemli bir ret sebebi olabilir. Kaza tutanağı, ruhsat, hasar fotoğrafları, onarım faturası veya başvuru evrakı sunulmadan yapılan taleplerde sigorta şirketi veya yargılama makamı zararın varlığını ve miktarını yeterli görmeyebilir. Bu nedenle talebin belgeyle desteklenmesi gerekir.

Araç Mahrumiyet Tazminatı ve Eksik Onarım Bedeli

Araç değer kaybı, araç mahrumiyet tazminatı ve eksik onarım bedeli uygulamada sıkça karıştırılır. Bu kalemler aynı kazadan doğabilir; ancak hukuki nitelikleri ve talep edilecek kişiler farklı olabilir.

Araç mahrumiyet tazminatı, aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan zarardır. Araç sahibi bu dönemde araç kiralamış olabilir veya aracını kullanamamaktan ekonomik kayıp yaşadığını ileri sürebilir. Bu zarar kalemi çoğu durumda zorunlu trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü veya işleten sorumluluğundan talep edilebilir. Bu konu ayrıca Araç Mahrumiyet Tazminatı başlığı altında incelenebilir.

Eksik veya ayıplı onarım ya da bakiye hasar bedeli ise farklı bir zarar kalemidir. Sigorta şirketi onarım ödemesi yapmış olsa bile araç layıkıyla onarılmamışsa, hasar bedeli tam karşılanmamışsa veya servis/eksper değerlendirmesi ile gerçek onarım ihtiyacı arasında fark varsa kalan bedel için ayrıca talep gündeme gelebilir. Bu konu da Maddi Hasar ve Eksik Onarım Bedeli makalesinde ayrıca ele alınır.

Değer kaybı ise aracın onarım sonrası ikinci el piyasa değerindeki azalmaya ilişkindir. Aynı dosyada hem değer kaybı hem araç mahrumiyeti hem de bakiye hasar bedeli gündeme gelebilir; ancak her kalemin dayanağı, ispatı ve yöneltileceği kişi ayrı değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı

Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı bakımından Türk Borçlar Kanunu m.72’nin genel mantığı dikkate alınır. Haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde talep ileri sürülmelidir.

Trafik kazası aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç oluşturan bir fiilden kaynaklanıyorsa ve ceza mevzuatında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, bu daha uzun sürenin tazminat talebi bakımından etkisi olabilir. Bu ihtimal özellikle yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında ayrıca değerlendirilir. Maddi hasarlı kazalarda ise olayın niteliği ve dosya kapsamı dikkate alınmalıdır.

Bu sürelerin kanuni dayanağı olan TBK m.72 metni, aşağıdaki Bağlantılı Mevzuat bölümünde ayrıca gösterilmiştir.

Zamanaşımı hesabında kaza tarihi, zararın ne zaman öğrenildiği, sorumlunun ne zaman öğrenildiği, sigorta şirketine başvuru tarihi, tahkim veya dava başvuru tarihi ve varsa kesen/durduran işlemler birlikte incelenmelidir. Sigorta şirketine başvuru, tahkim ve dava yollarında sürelerin kaçırılmaması önemlidir. Süre hesabı somut olay özelinde yapılmalıdır; yalnızca genel süre bilgisine dayanarak hareket edilmesi hak kaybı yaratabilir.

Bağlantılı Mevzuat

Bu bölüm, yukarıdaki açıklamalarda geçen temel kanuni dayanakların araç değer kaybı sürecindeki yerini göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Güncel değerlendirme yapılırken kaza tarihi, poliçe dönemi, teminat limiti ve somut dosyadaki belgeler ayrıca incelenmelidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6

Mevzuat metnine git

HMK m.6, genel yetki kuralı bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesini esas alır. Araç değer kaybı dosyalarında davalının sigorta şirketi, sürücü, işleten veya başka bir sorumlu olması yetki değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.16

Mevzuat metnine git

HMK m.16, haksız fiilden doğan davalarda özel yetki seçeneklerini düzenler. Trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı taleplerinde kaza yeri, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri bu çerçevede değerlendirilebilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97

Mevzuat metnine git

Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı
Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Bu hüküm, araç değer kaybı talebinde sigorta şirketine başvurunun neden dava ve tahkimden önce ele alınması gerektiğini açıklar. Başvurunun içeriği, tarihi ve sigorta şirketine ulaştığı hususu bu nedenle ispatlanabilir olmalıdır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30

Mevzuat metnine git

Sigortacılık Kanunu m.30, Sigorta Tahkim Komisyonunun kuruluşunu ve Komisyona başvuru şartlarını düzenler. Araç değer kaybı dosyalarında özellikle aşağıdaki fıkralar önem taşır:

m.30/1: Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir.

m.30/13: Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.

Trafik sigortasına dayalı araç değer kaybı taleplerinde KTK m.97’deki 15 günlük özel düzenleme ayrıca dikkate alınmalıdır. Bu nedenle başvuru tarihi, cevap tarihi ve tahkim başvuru tarihi birlikte kontrol edilmelidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A

Mevzuat metnine git

TTK m.5/A, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Sigorta şirketine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak değer kaybı davalarında bu dava şartı ayrıca değerlendirilmelidir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49

Mevzuat metnine git

TBK m.49, haksız fiil sorumluluğunun genel dayanağıdır. Sigorta poliçe limitini aşan değer kaybı alacağı veya sürücü/işleten sorumluluğuna dayalı talepler bakımından kusur, zarar ve illiyet bağı bu çerçevede incelenebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72

Mevzuat metnine git

Zamanaşımı - Kural
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

Araç değer kaybı talepleri çoğu zaman trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil sorumluluğu ile bağlantılıdır. Bu nedenle zamanaşımı hesabında TBK m.72, KTK ve sigorta mevzuatıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Trafik Genel Şartları

Resmî metni görüntüle

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a maddesi, maddi zararlar teminatını zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malvarlığı azalması olarak ele alır. Aynı hüküm, değer kaybı talep edilmesi halinde tespitin ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılmasına ilişkin çerçeveyi de gösterir.

Bu düzenleme, değer kaybının sigorta poliçesindeki maddi zarar teminatı ve kaza tarihi itibarıyla geçerli teminat limitleri ile birlikte incelenmesinin nedenini açıklar. Buna rağmen nihai hesaplama, her somut dosyada aracın durumu, hasarın niteliği, önceki kayıtlar ve teknik inceleme sonucuna göre değişebilir.

Sık Sorulan Sorular

Araç değer kaybı için sigorta şirketine başvuru zorunlu mu?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine karşı dava veya sigorta tahkimi yoluna gidilmeden önce KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvurunun yapıldığı ve içeriği ispatlanabilir olmalıdır.

Sigorta şirketi kaç gün içinde cevap vermelidir?

Sigorta şirketi, başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir. Bu süre içinde cevap verilmez veya verilen cevap talebi karşılamazsa dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu gündeme gelebilir.

Tahkime başvurmadan önce arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Ancak tahkimden önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmış olması gerekir.

Sigorta şirketine karşı dava açmadan önce arabuluculuk gerekir mi?

Yalnızca sigorta şirketine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak para alacağı veya tazminat davalarında TTK m.5/A kapsamında zorunlu arabuluculuk gündeme gelebilir. Görev ve dava şartı değerlendirmesi somut dosyaya göre yapılmalıdır.

2026 yılında araç değer kaybında sigorta teminat limiti ne kadardır?

2026 yılı için zorunlu trafik sigortasında maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak ilan edilmiştir. Değer kaybı maddi zarar teminatı içinde değerlendirildiğinden sigorta şirketinin asıl alacak sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.

Teminat limitini aşan değer kaybı kimden istenir?

Limit aşan kısım, kusur ve sorumluluk şartları varsa araç sürücüsü, işleten veya hukuken sorumlu diğer kişilerden talep edilebilir. Bu talep için icra takibi veya dava yolu değerlendirilebilir; ancak kusur, işleten sıfatı ve zarar miktarı somut dosyada incelenmelidir.

Kusurum varsa araç değer kaybı talep edebilir miyim?

Kısmi kusur halinde değer kaybı talebi tamamen ortadan kalkmayabilir; ancak talep karşı tarafın kusur oranına göre değerlendirilir. Talep eden taraf yüzde yüz kusurlu ise karşı taraftan değer kaybı istenmesi kural olarak mümkün olmayabilir.

Pert kayıtlı araçta değer kaybı talep edilebilir mi?

Pert veya ağır hasar kaydı bulunan araçlarda değer kaybı talebi sınırlı değerlendirilebilir veya reddedilebilir. Çünkü aracın kaza öncesi piyasa değeri bu kayıttan zaten etkilenmiş olabilir. Kesin değerlendirme aracın geçmiş kayıtları ve yeni hasarın niteliğine göre yapılır.

Araç mahrumiyet tazminatı sigorta şirketinden istenir mi?

Araç mahrumiyet zararı çoğu durumda zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamında değerlendirilmez; kusurlu sürücü veya işleten sorumluluğu gündeme gelebilir. Talebin yöneltileceği kişi ve ispat yöntemi somut olaya göre belirlenmelidir.

Eksik onarım bedeli ile değer kaybı aynı şey midir?

Hayır. Eksik onarım veya bakiye hasar bedeli, aracın gereği gibi onarılmaması ya da onarım bedelinin tam karşılanmamasıyla ilgilidir. Değer kaybı ise araç onarılsa bile ikinci el piyasa değerindeki azalmayı konu alır.

İhtiyari eksper raporu ile icra takibi yapılabilir mi?

İhtiyari eksper raporu talebin miktarını somutlaştırmak için kullanılabilir ve ilamsız icra takibine dayanak olarak sunulabilir. Ancak bu rapor kesin hüküm niteliğinde değildir. Borçlu itiraz ederse itirazın iptali davası ve arabuluculuk ihtimali ayrıca değerlendirilir.

Sigorta tahkim başvurusu nasıl yapılır?

Sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra talep karşılanmaz veya 15 gün içinde cevap verilmezse Sigorta Tahkim Komisyonunun online başvuru sistemi üzerinden başvuru yapılabilir. Başvuru formu, olay açıklaması, talep sonucu, deliller, KTK m.97 başvuru evrakı ve sigorta şirketi cevabı varsa dosyaya eklenmelidir.

Genel bilgilendirme notu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Bu yazının telif hakları Av. İbrahim Cem GÖKDUMAN’a aittir; avukat meslektaşlar tarafından dilekçelerde kaynak gösterilmeksizin kullanılabilir.