Giriş
Trafik kazası sonrasında araçta oluşan zarar yalnızca araç değer kaybı ile sınırlı değildir. Kaza nedeniyle aracın kaporta, boya, mekanik, elektronik veya güvenlik sistemlerinde fiziksel hasar meydana gelebilir. Bu hasarın giderilmesi için onarım bedeli, parça değişim gideri, işçilik, boya ve servis işlemleri gibi farklı kalemler gündeme gelir. Bazı dosyalarda sigorta şirketi ödeme yapar veya araç onarılır; ancak yapılan ödeme ya da onarım aracın gerçek zararını tamamen karşılamayabilir.
Bu nedenle trafik kazalarından kaynaklanan maddi zararlar değerlendirilirken “hasar bedeli”, “eksik onarım”, “ayıplı onarım”, “bakiye hasar bedeli”, “değer kaybı” ve araç mahrumiyet tazminatı birbirinden ayrılmalıdır. Bu zarar kalemleri aynı kazadan doğabilir; fakat hukuki nitelikleri, ispat araçları, muhatapları ve hesaplama yöntemleri farklıdır. Örneğin aracın onarımı için gereken bedel maddi hasar kalemidir; araç onarıldıktan sonra ikinci el piyasa değerindeki azalma değer kaybıdır; aracın serviste kaldığı dönemde kullanılamaması ise araç mahrumiyeti olarak ele alınabilir.
Maddi hasar ve eksik onarım taleplerinde temel soru, aracın kazadan kaynaklanan fiziksel zararının tam ve uygun şekilde karşılanıp karşılanmadığıdır. Bu değerlendirme yapılırken kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, eksper raporu, servis faturası, parça listesi, işçilik kayıtları, ödeme dekontları, aracın önceki hasar geçmişi ve kusur oranı birlikte incelenmelidir. Bu yazı, tazminat hukuku kapsamında trafik kazası tazminat davası içinde gündeme gelebilecek maddi hasar kalemlerini genel hatlarıyla açıklar; her dosyada zarar kaleminin ne olduğu, kime yöneltileceği ve hangi belgelerle ispatlanacağı somut olay özelinde belirlenmelidir.
İçindekiler
- Maddi Hasar Bedeli Nedir?
- Eksik veya Ayıplı Onarım Ne Anlama Gelir?
- Bakiye Hasar Bedeli Nedir?
- Araç Değer Kaybından Farkı Nedir?
- Araç Mahrumiyet Tazminatından Farkı Nedir?
- Sigorta Şirketine Başvuru
- Başvuruda Hangi Belgeler Sunulmalıdır?
- Maddi Hasar ve Eksik Onarım Bedeli Kimden Talep Edilir?
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Sigorta Tahkimi, Dava ve İcra Yolu
- Hesaplama Nasıl Yapılır?
- Talebin Reddedilebileceği veya Azalabileceği Haller
- 2026 Yılı ZMSS Teminat Limiti
- Zamanaşımı
- Bağlantılı Mevzuat
- Maddi Hasar Taleplerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Sık Sorulan Sorular
Maddi Hasar Bedeli Nedir?
Maddi hasar bedeli, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen fiziksel zararın onarımı için gereken giderleri ifade eder. Bu giderler; servis işçiliği, yedek parça bedeli, boya, kaporta, mekanik onarım, elektronik aksam, kalibrasyon, çekici, sökme-takma ve dosyanın özelliğine göre diğer makul onarım kalemlerinden oluşabilir. Buradaki amaç, kazadan önceki duruma göre araçta oluşan fiziksel zararın teknik olarak giderilmesidir.
Maddi hasar talebinde zarar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Aracın daha önce mevcut olan hasarları, bakım eksiklikleri, kullanım kaynaklı yıpranmaları veya kazadan bağımsız arızaları yeni kaza dosyasına dahil edilmemelidir. Bu nedenle hasarın hangi parçaya, hangi tarihteki kazadan ve hangi mekanizma ile meydana geldiği önem taşır. Kaza fotoğrafları, tutanak, servis tespiti ve eksper raporu bu bağlantının kurulmasına yardımcı olur.
Maddi hasar bedeli değerlendirilirken kusur oranı da dikkate alınır. Talep eden tarafın kazada kısmi kusuru varsa, hesaplanan zarar karşı tarafın kusuru oranında değerlendirilebilir. Talep eden tarafın tamamen kusurlu olduğu kabul edilen dosyalarda karşı tarafın sigortasından veya sorumlularından maddi hasar talep edilmesi kural olarak mümkün olmayabilir. Ancak kusur değerlendirmesi her dosyada tutanak, deliller ve gerektiğinde teknik inceleme ile birlikte ele alınmalıdır.
Eksik veya Ayıplı Onarım Ne Anlama Gelir?
Eksik onarım, aracın kazadan kaynaklanan hasarlarının tam olarak giderilmemesi veya gerekli onarım kalemlerinin karşılanmaması durumunda gündeme gelir. Ayıplı onarım ise yapılan işlemin teknik olarak yetersiz, hatalı, güvensiz veya aracın olağan kullanımına uygun olmayan şekilde gerçekleştirilmesidir. Sigorta şirketi ödeme yapmış veya araç servisten teslim alınmış olsa bile, bu durum her zaman onarımın layıkıyla tamamlandığı anlamına gelmez.
Uygulamada eksik veya ayıplı onarım farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Hasarın tam giderilmemesi, değişmesi gereken parçanın onarımla geçiştirilmesi, kaporta ve boya işçiliğinin hatalı yapılması, mekanik arızanın devam etmesi, elektronik sistemlerin kalibre edilmemesi, güvenlik ekipmanlarının gerektiği gibi kontrol edilmemesi veya onarım sonrası aynı arızanın tekrar etmesi bu kapsamda tartışılabilir. Aracın tesliminden sonra aynı hasar izinin görülmesi ya da kullanım sırasında kazayla bağlantılı sorunların devam etmesi de önemlidir.
Parça niteliği de sık uyuşmazlık konularından biridir. Orijinal, eşdeğer, yan sanayi veya çıkma parça kullanımı konusunda taraflar arasında farklı değerlendirmeler yapılabilir. Hangi parçanın kullanılacağı; poliçe koşulları, aracın yaşı, hasarın niteliği, teknik gereklilik, sigorta genel şartları ve somut onarım ihtiyacı ile birlikte incelenmelidir. Her dosyada “mutlaka şu parça kullanılır” şeklinde genel ve kesin bir sonuç vermek doğru değildir.
Eksper raporu ile fiili onarım ihtiyacı arasındaki fark da ayrıca değerlendirilmelidir. Eksper raporunda bazı kalemler düşük bedelle kabul edilmiş, bazı parçalar kapsam dışında bırakılmış veya işçilik süresi gerçekçi belirlenmemiş olabilir. Buna karşılık servis faturasında da kazayla ilgisi olmayan işlemler yer alabilir. Bu nedenle eksper raporu, servis faturası, parça listesi, fotoğraflar ve teknik inceleme birlikte karşılaştırılmalıdır.
Bakiye Hasar Bedeli Nedir?
Bakiye hasar bedeli, sigorta şirketi veya sorumlu kişi tarafından yapılan ödemenin aracın gerçek onarım bedelini karşılamaması halinde kalan zarar kalemidir. Başka bir anlatımla, hasarın giderilmesi için gereken makul bedel ile ödenen tutar arasında zarar gören aleyhine fark bulunuyorsa bu fark bakiye hasar bedeli olarak gündeme gelebilir.
Örneğin teknik değerlendirmede aracın kazadan kaynaklanan gerçek onarım ihtiyacının 150.000 TL olduğu, buna karşılık sigorta şirketi tarafından 100.000 TL ödeme yapıldığı kabul edilirse, kalan 50.000 TL bakımından ayrıca talep gündeme gelebilir. Bu örnek yalnızca hesaplama mantığını göstermek içindir. Her dosyada gerçek onarım ihtiyacı, ödeme kalemleri, kusur oranı, poliçe limiti, önceki hasar geçmişi ve deliller ayrıca incelenmelidir.
Bakiye hasar bedeli talebinde en önemli nokta, “ne kadar ödeme yapıldı” sorusuyla “hangi zarar kalemleri karşılandı” sorusunun ayrılmasıdır. Sigorta şirketi bir ödeme yapmış olabilir; ancak bu ödeme yalnızca belirli parçaları veya belirli işçilik kalemlerini karşılamış olabilir. Bazı kalemler hiç değerlendirilmemiş, bazıları eksik hesaplanmış, bazıları ise poliçe veya teknik gerekçe ile reddedilmiş olabilir.
Araç Değer Kaybından Farkı Nedir?
Maddi hasar bedeli, aracın kaza nedeniyle uğradığı fiziksel zararın giderilmesi için gereken onarım gideridir. Eksik onarım veya bakiye hasar bedeli ise bu onarım giderinin eksik karşılanan kısmıyla ilgilidir. Araç Değer Kaybı ise araç teknik olarak onarılsa bile ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmayı konu alır.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Aracın ön tamponunun değişmesi, kaportasının onarılması, farının yenilenmesi veya mekanik parçasının tamir edilmesi maddi hasar kalemine girer. Bu işlemler eksik yapılmışsa veya ödeme gerçek onarım bedelini karşılamamışsa eksik onarım ya da bakiye hasar bedeli tartışılır. Buna karşılık araç tam ve uygun şekilde onarılmış olsa bile kaza geçmişi nedeniyle satılırken daha düşük değer görüyorsa değer kaybı gündeme gelir.
Aynı trafik kazasında hem maddi hasar bedeli hem değer kaybı talep edilebilir. Ancak bu talepler birbirinin yerine geçmez ve aynı zarar için iki kez talepte bulunulamaz. Bu nedenle her kalem ayrı açıklanmalı, ayrı belgeyle desteklenmeli ve hesaplama yöntemi açıkça gösterilmelidir.
Araç Mahrumiyet Tazminatından Farkı Nedir?
Araç Mahrumiyet Tazminatı, aracın kaza nedeniyle makul onarım süresi boyunca kullanılamamasından doğan kullanım kaybı zararını ifade eder. Maddi hasar ve eksik onarım bedeli ise aracın fiziksel zararının giderilmesi için gereken giderlerle ilgilidir. Birincisi aracın kullanılamadığı süreye, ikincisi aracın hasarlı parçalarının ve onarım ihtiyacının karşılanmasına odaklanır.
Örneğin araç 12 gün serviste kalmış ve bu süre boyunca kullanılamamışsa araç mahrumiyeti tartışılabilir. Aynı araçta değişmesi gereken parça değiştirilmemiş veya onarım bedeli eksik ödenmişse maddi hasar ya da bakiye hasar bedeli gündeme gelir. Bu iki zarar kalemi aynı dosyada birlikte bulunabilir; ancak ispatı ve muhatabı farklılaşabilir.
Araç mahrumiyeti çoğu durumda zorunlu trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü veya işleten sorumluluğundan talep edilebilecek bir kalem olarak değerlendirilir. Maddi hasar ve değer kaybı ise zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında daha doğrudan sigorta süreciyle bağlantılı olabilir. Yine de her dosyada poliçe kapsamı, zarar türü, kusur oranı ve taraflar ayrıca incelenmelidir.
Sigorta Şirketine Başvuru
Maddi hasar ve eksik onarım bedeli taleplerinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine karşı dava veya sigorta tahkimi yoluna gidilmeden önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılması gerekir. Bu başvuru, sigorta şirketinin talebi inceleyebilmesi ve başvuru tarihinin ispatlanabilmesi bakımından önemlidir.
Başvuru KEP, e-posta, iadeli taahhütlü posta veya sigorta şirketinin online hasar ve başvuru kanalı üzerinden yapılabilir. Hangi yöntem seçilirse seçilsin, başvurunun yapıldığı tarih, başvurunun içeriği ve sigorta şirketine ulaştığı hususu ispatlanabilir olmalıdır. KEP gönderim çıktısı, e-posta iletim kaydı, posta alındısı, online başvuru numarası veya hasar dosyası ekran görüntüsü bu açıdan kullanılabilir.
KTK m.97 uyarınca sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verdiği cevap talebi karşılamazsa dava açılması ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru gündeme gelebilir. Bu sürenin başlangıcı bakımından başvurunun sigorta şirketine ulaştığı tarih önemlidir.
Başvuru metninde talep edilen zarar kalemi açıkça belirtilmelidir. Maddi hasar bedeli, eksik onarım bedeli, bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti birbirinden ayrılmadan genel bir talep yapılması sonradan uyuşmazlık yaratabilir. Bu nedenle talebin hangi kaza, hangi araç, hangi zarar kalemi ve hangi belgelerle desteklendiği başvuruda gösterilmelidir.
Başvuruda Hangi Belgeler Sunulmalıdır?
Sigorta şirketine yapılacak başvuruda belgelerin düzenli sunulması, hem 15 günlük cevap süresinin sağlıklı işlemesi hem de tahkim, dava veya icra sürecinde başvurunun ispatı açısından önemlidir. Somut dosyaya göre ek belgeler istenebilir; ancak uygulamada aşağıdaki belgeler sıklıkla kullanılır:
- Kaza tespit tutanağı veya polis/jandarma tarafından düzenlenen resmi kaza tutanağı
- Araç ruhsatı
- Hasar fotoğrafları
- Onarım öncesi ve sonrası fotoğraflar
- Servis faturası
- Parça ve işçilik faturaları
- Sigorta eksper raporu
- Varsa ihtiyari eksper raporu veya hasar tespit raporu
- Sigorta şirketinin hasar dosyası numarası ve dosya yazışmaları
- KTK m.97 kapsamında yapılan başvuruyu ispatlayan evrak
- Ödeme yapılacak banka ve IBAN bilgisi
- Vekil ile başvuru yapılıyorsa vekaletname
Bu belgelerin birbirleriyle uyumlu olması gerekir. Tutanaktaki plaka, ruhsat bilgisi, servis faturası, eksper raporu ve fotoğraflar aynı araca ve aynı kazaya işaret etmelidir. Parça ve işçilik faturalarında hangi işlemlerin yapıldığı mümkün olduğunca açık görünmelidir. Onarım sonrası fotoğraflar, eksik veya ayıplı onarım iddiasını desteklemek için özellikle önem taşıyabilir.
Maddi Hasar ve Eksik Onarım Bedeli Kimden Talep Edilir?
Maddi hasar bedeli, kusur oranı ve poliçe kapsamı çerçevesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep edilebilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe teminat limiti, zarar türü, kaza tarihi, poliçe şartları ve daha önce yapılan ödemelerle sınırlı olabilir. Bu nedenle sigorta şirketine yöneltilecek talepte poliçe limiti ve ödeme geçmişi ayrıca incelenmelidir.
Kusurlu sürücü ve araç işleteni de trafik kazasından doğan zararlar bakımından sorumluluk ilişkisi içinde değerlendirilebilir. Sigorta poliçe limitini aşan zararlar veya sigorta kapsamında karşılanmayan kısımlar yönünden sürücü ve/veya işletene karşı ayrıca talep, dava veya icra takibi gündeme gelebilir. Ancak bunun için kusur, işleten sıfatı, zarar miktarı ve illiyet bağı somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Eksik veya ayıplı onarımda onarım hizmetini veren servisle araç sahibi arasındaki ilişki de ayrıca önem kazanabilir. Servisin hatalı işçilik yapması, taahhüt ettiği işlemleri tamamlamaması, uygun olmayan parça kullanması veya aracı ayıplı şekilde teslim etmesi farklı bir hukuki değerlendirme gerektirebilir. Bu değerlendirme sigorta şirketi, servis, araç sahibi ve varsa anlaşmalı servis ilişkisine göre değişebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme, davanın kime karşı ve hangi hukuki sebebe dayanılarak açılacağına göre değerlendirilir. Sadece sigorta şirketine karşı açılacak maddi hasar, eksik onarım veya bakiye hasar bedeli davalarında uyuşmazlığın sigorta sözleşmesi ve ticari iş niteliği nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi gündeme gelebilir. Bu durumda TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk ihtimali de ayrıca değerlendirilmelidir.
Kusurlu sürücü ve/veya araç işletenine karşı haksız fiil temelli maddi tazminat taleplerinde genel görevli mahkeme bakımından Asliye Hukuk Mahkemesi açıklaması yapılabilir. Talep yalnızca sürücü veya işletene karşı yöneltiliyorsa, uyuşmazlığın temeli çoğu zaman haksız fiil ve işleten sorumluluğudur. Ancak aynı davada sigorta şirketi, sürücü ve işleten birlikte taraf gösterilirse görev hususu talep ve taraf yapısına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle görev konusunda kesin yönlendirme yapılmamalıdır. Sigorta şirketinin davada yer alıp almaması, talebin poliçe kapsamına mı yoksa haksız fiil sorumluluğuna mı dayandığı, aynı dosyada değer kaybı veya araç mahrumiyeti gibi farklı kalemlerin bulunup bulunmadığı ve tarafların sıfatı görev değerlendirmesini etkileyebilir.
Yetkili mahkeme bakımından HMK m.6’daki genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelir. Trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil temelli taleplerde HMK m.16 ayrıca önemlidir. Bu çerçevede kazanın meydana geldiği yer mahkemesi, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi değerlendirilebilir.
Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda şirket merkezi, ilgili şube bağlantısı, poliçe ve hasar dosyası ilişkisi ile özel yetki ihtimalleri ayrıca incelenmelidir. Birden fazla davalı veya farklı hukuki sebep bulunan dosyalarda yetki değerlendirmesi değişebilir. Dava açılmadan önce görev, yetki, arabuluculuk şartı, zamanaşımı ve delil durumu birlikte ele alınmalıdır.
Sigorta Tahkimi, Dava ve İcra Yolu
Sigorta tahkimi, sigorta şirketine karşı kullanılabilen özel bir başvuru yoludur. Tahkim yoluna gidilmeden önce KTK m.97 kapsamında sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve 15 günlük sürenin dolması ya da talebi karşılamayan cevap verilmesi önemlidir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Ancak tahkim yalnızca sigorta şirketiyle olan uyuşmazlığı çözer; sürücü, işleten veya servis gibi kişiler bakımından ayrıca değerlendirme gerekebilir.
Dava yolu bakımından sigorta şirketine karşı açılacak davalarda Asliye Ticaret Mahkemesi ve dava şartı arabuluculuk ihtimali gündeme gelebilir. Sürücü ve/veya işleten yönünden haksız fiil temelli taleplerde Asliye Hukuk Mahkemesi değerlendirmesi yapılabilir. Aynı dosyada birden fazla davalı ve farklı zarar kalemleri varsa görev ve arabuluculuk değerlendirmesi somut taraf yapısına göre yapılmalıdır.
İlamsız icra takibi de bazı durumlarda değerlendirilebilir. İhtiyari eksper raporu, hasar raporu veya servis faturası ile alacak somutlaştırılarak borçlu olduğu düşünülen kişi veya kuruma karşı takip başlatılabilir. Ancak borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Bu durumda itirazın iptali davası, alacak davası veya somut koşullara göre başka usuli yollar gündeme gelebilir.
Hesaplama Nasıl Yapılır?
Maddi hasar ve eksik onarım bedeli için her dosyada uygulanabilecek tek ve kesin bir formül yoktur. Hesaplamada hasarın niteliği, zarar gören parçalar, parça ve işçilik bedelleri, servis faturası, eksper raporu, piyasa onarım bedelleri, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağı, kusur oranı ve gerektiğinde bilirkişi değerlendirmesi birlikte dikkate alınır.
Hasarın niteliği ilk adımdır. Basit kaporta hasarı, far değişimi, şasiye yakın onarım, mekanik parça değişimi, elektronik sistem hasarı veya güvenlik ekipmanlarına ilişkin onarım aynı şekilde hesaplanmaz. Aracın marka, model, yaş ve donanım özellikleri de onarım maliyetini etkileyebilir.
Parça ve işçilik bedelleri ayrıca incelenir. Orijinal, eşdeğer, yan sanayi veya çıkma parça kullanımı; işçilik süresi; boya malzemesi; sökme-takma işlemleri; kalibrasyon ihtiyacı ve servis türü hesaplamaya etki edebilir. Bu konuda poliçe koşulları, sigorta genel şartları, teknik gereklilik ve somut dosya belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kusur oranı hesaplanan zararın talep edilebilir kısmını etkiler. Karşı tarafın kusur oranı yüzde 70 ise, teknik olarak belirlenen zarar bu oran çerçevesinde değerlendirilebilir. Sigorta şirketi yönünden ayrıca poliçe limiti ve daha önce yapılan ödemeler dikkate alınmalıdır. Bu nedenle hesaplama, yalnızca “fatura toplamı” veya “eksper raporu toplamı” üzerinden değil, tüm dosya kapsamı üzerinden yapılmalıdır.
Talebin Reddedilebileceği veya Azalabileceği Haller
Maddi hasar ve eksik onarım talepleri her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Talebin reddedilmesi, azaltılması veya yalnızca belirli kalemler bakımından kabul edilmesi aşağıdaki hallerde gündeme gelebilir:
- Hasarın kaza ile ilgisinin ispatlanamaması
- Aracın önceki hasar geçmişinin yeni kazayla karıştırılması
- Eksik veya çelişkili belge sunulması
- Onarım bedelinin daha önce tamamen karşılanmış olması
- Talep edilen bedelin fahiş veya piyasa koşullarına aykırı görülmesi
- Talep eden tarafın kusur oranı
- Sigorta poliçe limiti
- Servis faturası ile eksper raporu arasında açıklanamayan uyumsuzluk bulunması
- Eksper raporları arasında çelişki bulunması
- Kazayla ilgisi olmayan bakım veya iyileştirme işlemlerinin talebe dahil edilmesi
Talep edilen bedelin makul olması da önemlidir. Hasarlı aracın niteliği, onarımın kapsamı, parça türü, işçilik süresi ve piyasa fiyatları dikkate alınmadan yüksek bedel talep edilmesi uyuşmazlık yaratabilir. Buna karşılık sigorta şirketinin düşük ödeme yapması da her durumda yeterli kabul edilmez. Her iki durumda da teknik inceleme belirleyici olabilir.
2026 Yılı ZMSS Teminat Limiti
2026 yılı için zorunlu trafik sigortasında maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak uygulanmaktadır. SEDDK’nin 29.12.2025 tarihli 2026 teminat tutarları duyurusu, maddi zarar teminatının 300.000 TL’den 400.000 TL’ye yükseltildiğini açıklar. Bu limitler, maddi hasar ve araç değer kaybı gibi maddi zarar taleplerinde sigorta şirketinin asıl alacak bakımından sorumluluğunu değerlendirirken önem taşır.
Araç başına limit, bir araç yönünden maddi zarar bakımından sigorta şirketinin azami sorumluluğunu gösterir. Kaza başına limit ise aynı kazada birden fazla aracın veya malvarlığı unsurunun zarar görmesi halinde toplam maddi zararlar bakımından dikkate alınır. Hangi limitin uygulanacağı belirlenirken kaza tarihi, poliçe dönemi, araç grubu, hasar ödemeleri ve somut sigorta ilişkisi incelenmelidir.
Sigorta şirketinin asıl alacak bakımından poliçe limitiyle sınırlı olması, her dosyada tüm yan kalemlerin aynı şekilde değerlendirileceği anlamına gelmez. Faiz, vekalet ücreti, yargılama giderleri ve tahkim giderleri gibi fer’i kalemler ayrıca tartışılabilir. Bu konuda kesin sonuç vaat edilmemeli; talebin niteliği, başvuru tarihi, temerrüt, yargılama yolu ve dosya sonucu birlikte değerlendirilmelidir.
Zamanaşımı
Maddi hasar ve eksik onarım bedeli talepleri çoğu durumda trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil sorumluluğu ile bağlantılıdır. Bu nedenle zamanaşımı bakımından Türk Borçlar Kanunu m.72’nin genel mantığı dikkate alınır. Buna göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayabilir. Her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık süre de önemlidir.
Trafik kazası aynı zamanda ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, bu daha uzun sürenin tazminat talebine etkisi olabilir. Bu ihtimal özellikle yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında ayrıca incelenir. Sadece maddi hasarlı kazalarda ise olayın niteliği, kusur durumu ve uygulanacak süreler somut dosya kapsamında değerlendirilmelidir.
Zamanaşımı hesabında kaza tarihi, hasarın ne zaman öğrenildiği, sorumlu kişinin veya sigorta şirketinin ne zaman öğrenildiği, sigorta başvuru tarihi, tahkim veya dava tarihi, icra takibi ve varsa zamanaşımını kesen ya da durduran işlemler birlikte ele alınmalıdır. Sürelerin yanlış hesaplanması hak kaybına neden olabilir.
Bağlantılı Mevzuat
Bu bölüm, maddi hasar ve eksik onarım bedeli taleplerinde sıkça gündeme gelen temel kanuni dayanakları göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Güncel değerlendirme yapılırken kaza tarihi, poliçe dönemi, teminat limiti ve somut dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97
KTK m.97, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava veya sigorta tahkimi yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmasını ve 15 günlük cevap süresini düzenler. Maddi hasar ve bakiye hasar taleplerinde sigorta şirketine yönelmeden önce bu başvuru şartı dikkate alınmalıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49
TBK m.49, haksız fiil sorumluluğunun genel dayanağıdır. Trafik kazasında kusurlu davranışla başkasına zarar verilmesi halinde zarar, kusur ve illiyet bağı bu madde çerçevesinde değerlendirilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72
TBK m.72, haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde zamanaşımı bakımından temel kuralı düzenler. Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl ve ceza zamanaşımı ihtimali bu kapsamda değerlendirilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6
HMK m.6, genel yetki kuralı bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesini esas alır. Maddi hasar davalarında davalının sigorta şirketi, sürücü, işleten veya başka bir sorumlu olması yetki değerlendirmesinde önemlidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.16
HMK m.16, haksız fiilden doğan davalarda özel yetki seçeneklerini düzenler. Trafik kazasından kaynaklanan taleplerde kaza yeri, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri bu çerçevede değerlendirilebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A
TTK m.5/A, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Sigorta şirketine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak maddi hasar davalarında bu dava şartı ayrıca değerlendirilmelidir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30
Sigortacılık Kanunu m.30, Sigorta Tahkim Komisyonunun kuruluşunu ve sigorta uyuşmazlıklarında tahkim başvurusunun genel çerçevesini düzenler. Sigorta şirketine karşı maddi hasar veya bakiye hasar uyuşmazlıklarında KTK m.97 başvurusu ile birlikte değerlendirilmelidir.
Maddi Hasar Taleplerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Maddi hasar ve eksik onarım taleplerinde delillerin erken ve düzenli toplanması önemlidir. Araç onarım öncesinde ve sonrasında fotoğraflanmalı, mümkünse hasarlı parçalar, onarım aşamaları ve teslim sonrası devam eden sorunlar kayıt altına alınmalıdır. Fotoğrafların tarih ve olay bağlantısı kurulabilir olmalıdır.
Servis evrakları saklanmalıdır. Servis giriş formu, iş emri, parça listesi, işçilik dökümü, fatura, teslim tutanağı ve ödeme belgeleri talebin somutlaşmasını sağlar. Eksper raporu dikkatle incelenmeli; hangi kalemlerin kabul edildiği, hangilerinin reddedildiği ve ödeme tutarının neye göre belirlendiği anlaşılmalıdır.
Sigorta şirketine başvuru ispatlanabilir şekilde yapılmalıdır. Başvuru metninde talep edilen kalemler açıkça ayrılmalı; maddi hasar, bakiye hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti birbirine karıştırılmamalıdır. Eksik onarım iddiası varsa hangi parça veya işçilik kaleminin eksik kaldığı somutlaştırılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Maddi hasar bedeli nedir?
Maddi hasar bedeli, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen fiziksel zararın onarımı için gereken parça, işçilik, boya, kaporta, mekanik onarım ve benzeri giderleri ifade eder.
Eksik onarım bedeli nedir?
Eksik onarım bedeli, kazadan kaynaklanan hasarın tam giderilmemesi veya gerçek onarım ihtiyacının eksik karşılanması halinde gündeme gelen zarar kalemidir. Hangi kalemin eksik kaldığı teknik belgelerle gösterilmelidir.
Sigorta ödeme yaptıysa tekrar talepte bulunulabilir mi?
Sigorta şirketinin ödeme yapmış olması her durumda tüm zararın karşılandığı anlamına gelmez. Ödeme gerçek onarım bedelini karşılamıyorsa veya bazı hasar kalemleri dışarıda bırakılmışsa bakiye hasar talebi somut dosyada değerlendirilebilir.
Eksik onarım bedeli ile araç değer kaybı aynı şey midir?
Hayır. Eksik onarım bedeli aracın fiziksel hasarının giderilmemiş veya eksik karşılanmış kısmıyla ilgilidir. Araç değer kaybı ise araç onarılsa bile ikinci el piyasa değerindeki azalmayı konu alır.
Maddi hasar bedeli sigorta şirketinden istenir mi?
Kusur oranı ve poliçe kapsamı çerçevesinde maddi hasar bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortacısından talep edilebilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti, zarar türü ve daha önce yapılan ödemelerle sınırlı olabilir.
KTK m.97 başvurusu zorunlu mu?
Sigorta şirketine karşı dava veya sigorta tahkimi yoluna gidilmeden önce KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvurunun tarihi ve içeriği ispatlanabilir olmalıdır.
Sigorta şirketi kaç gün içinde cevap vermelidir?
Sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir. Cevap verilmezse veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu gündeme gelebilir.
Dava açmadan önce arabuluculuk gerekir mi?
Sigorta şirketine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak para alacağı veya tazminat davalarında TTK m.5/A kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartı gündeme gelebilir. Değerlendirme somut taraf yapısına göre yapılmalıdır.
Sigorta tahkim başvurusu yapılabilir mi?
Sigorta şirketine KTK m.97 kapsamında başvuru yapıldıktan ve 15 günlük süre dolduktan sonra veya talebi karşılamayan cevap alındıktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru değerlendirilebilir. Tahkimde zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz.
İhtiyari eksper raporu ile icra takibi yapılabilir mi?
İhtiyari eksper raporu veya hasar raporu alacağın miktarını somutlaştırmak için kullanılabilir ve ilamsız icra takibine dayanak yapılması değerlendirilebilir. Borçlu itiraz ederse itirazın iptali veya alacak davası gibi süreçler gündeme gelebilir.
Zamanaşımı süresi nedir?
Genel olarak TBK m.72 kapsamında zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl dikkate alınır. Ceza zamanaşımı ihtimali ve somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Genel Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Bu yazının telif hakları Av. İbrahim Cem GÖKDUMAN’a aittir; avukat meslektaşlar tarafından dilekçelerde kaynak gösterilmeksizin kullanılabilir.