Giriş

Trafik kazaları yalnızca araç kaportasında oluşan hasardan ibaret değildir. Bir kaza sonucunda yaralanma, ölüm, çalışma gücü kaybı, tedavi giderleri, bakıcı ihtiyacı, destekten yoksun kalma, manevi zarar, araç hasarı, değer kaybı, araç mahrumiyeti ve bakiye hasar bedeli gibi çok sayıda zarar kalemi ortaya çıkabilir. Bu nedenle trafik kazası tazminat davası değerlendirilirken olayın yalnızca tutanak veya sigorta ödemesi üzerinden değil, tüm zarar sonuçları üzerinden incelenmesi gerekir.

Trafik kazasından doğan talepler, tazminat hukuku içinde hem haksız fiil sorumluluğu hem de zorunlu mali sorumluluk sigortası bakımından uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklardandır. Aynı olayda sigorta şirketine başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu, hukuk mahkemesinde dava, ilamsız icra takibi ve bazı hallerde ceza soruşturması birlikte gündeme gelebilir. Ancak her yolun şartları, muhatabı, süresi ve ispat düzeni farklıdır.

Bu yazı, trafik kazası tazminat davası bakımından maddi tazminat, manevi tazminat, bedeni zarar, ölüm, destekten yoksun kalma, araç zararları, sigorta şirketine başvuru, tahkim, görevli mahkeme, yetkili mahkeme, arabuluculuk ve zamanaşımı başlıklarını ana rehber niteliğinde açıklar. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir; burada yer alan bilgiler kesin sonuç veya belirli bir tazminat miktarı vaadi değildir.

Trafik kazası tazminat davasını temsil eden görsel

İçindekiler

Trafik Kazası Tazminat Davası Nedir?

Trafik kazası tazminat davası, trafik kazası nedeniyle zarar gören kişinin veya hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep ettiği hukuki yoldur. Bu dava, kazanın yol açtığı malvarlığı zararlarını, bedeni zararları, ölüm nedeniyle doğan destekten yoksun kalma zararını ve manevi zararları konu alabilir. Talebin muhatabı sigorta şirketi, kusurlu sürücü, araç işleteni, araç sahibi veya somut olayda hukuken sorumlu başka kişiler olabilir.

Hukuki temel çoğu durumda Türk Borçlar Kanunu m.49 kapsamındaki haksız fiil sorumluluğudur. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verilmesi halinde zarar verenin bu zararı gidermesi gerekir. Trafik kazalarında buna ek olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki sürücü ve işleten sorumluluğu ile zorunlu mali sorumluluk sigortası hükümleri de önem taşır.

Tazminat davasının amacı, zararı gidermektir. Bu yönüyle ceza davasından farklıdır. Ceza soruşturması veya ceza davası, taksirle yaralama ya da taksirle öldürme gibi suçlar bakımından kamu düzeniyle ilgili sonuçlar doğurabilir. Tazminat süreci ise zarar görenin veya hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının karşılanmasına yöneliktir. Ceza dosyasındaki deliller tazminat davasında önem taşıyabilir; ancak tazminat hesabı, ayrıca hukuki ve teknik değerlendirme gerektirir.

Trafik Kazasından Doğan Tazminat Türleri

Trafik kazasından doğan tazminat talepleri ana olarak maddi tazminat ve manevi tazminat şeklinde ikiye ayrılır. Maddi tazminat, malvarlığında meydana gelen ekonomik kaybı gidermeye yöneliktir. Manevi tazminat ise kişinin bedensel bütünlüğünün, ruhsal durumunun veya yakınını kaybetmesi nedeniyle yaşadığı manevi zararın uygun bir parasal karşılıkla hafifletilmesini amaçlar.

Maddi tazminat içinde araç hasar bedeli, araç değer kaybı, araç mahrumiyet tazminatı, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik veya maluliyet tazminatı, bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp, ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderleri gündeme gelebilir.

Manevi tazminat bakımından ise yaralanan kişinin manevi tazminat talebi, ağır bedensel zarar halinde yakınların manevi tazminat talebi ve ölüm halinde ölen kişinin yakınlarının manevi tazminat talebi ayrı ayrı değerlendirilir. Manevi tazminatın kapsamı, olayın ağırlığına, kusur durumuna, zararın etkisine ve somut koşullara göre belirlenir.

Bu kalemlerin aynı olayda birlikte bulunması mümkündür. Örneğin yaralanmalı ve araç hasarlı bir kazada, araç onarım bedeli, değer kaybı, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat aynı dosyada gündeme gelebilir. Ancak her talep kalemi ayrı ispatlanmalı, zarar türleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Maddi Hasar ve Araç Zararları

Trafik kazasında aracın fiziksel olarak zarar görmesi halinde onarım bedeli, parça ve işçilik giderleri, boya ve kaporta işlemleri, mekanik onarım, elektronik sistem onarımı ve çekici gibi giderler maddi hasar kapsamında değerlendirilebilir. Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olması, her zaman tüm hasarın eksiksiz karşılandığı anlamına gelmez. Eksik onarım, ayıplı onarım veya bakiye hasar bedeli ayrıca gündeme gelebilir.

Araç zararları içinde değer kaybı önemli bir başlıktır. Araç onarılmış olsa bile kaza geçmişi ve onarım kayıtları nedeniyle ikinci el piyasa değerinde azalma oluşabilir. Bu konu ayrıca Araç Değer Kaybı makalesinde ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.

Araç mahrumiyeti ise aracın makul onarım süresi boyunca kullanılamamasından doğan kullanım kaybıdır. Bu zarar kalemi, onarım bedeli veya değer kaybından farklıdır. Detaylı açıklama için Araç Mahrumiyet Tazminatı başlığı incelenebilir.

Eksik onarım ve bakiye hasar bedeli bakımından ise gerçek onarım ihtiyacı ile yapılan ödeme arasındaki fark önem taşır. Sigorta şirketi ya da sorumlu taraf ödeme yapmış olsa bile, aracın kazadan kaynaklanan fiziksel zararı tam giderilmemiş olabilir. Bu konu Maddi Hasar ve Eksik Onarım Bedeli makalesinde ayrıca açıklanmıştır.

Bedeni Zararlar Nelerdir?

Bedeni zararlar, trafik kazası nedeniyle kişinin bedensel bütünlüğünün zarar görmesi halinde ortaya çıkan ekonomik kayıpları ifade eder. Türk Borçlar Kanunu m.54, bedensel zararları tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenler.

Tedavi giderleri, hastane, ameliyat, ilaç, protez, fizik tedavi, tıbbi malzeme ve benzeri giderleri kapsayabilir. Kazanç kaybı, kişinin iyileşme sürecinde çalışamaması veya gelir elde edememesi nedeniyle doğan geçici kayıplarla ilgilidir. Çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ise kalıcı sakatlık ve maluliyet hallerinde gündeme gelir.

Geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik birbirinden ayrılmalıdır. Geçici iş göremezlik, kişinin belirli bir iyileşme süresince çalışamaması veya gelir kaybına uğramasıdır. Sürekli iş göremezlik ise kaza sonucunda kalıcı çalışma gücü kaybının oluşmasıdır. Bu ayrım, tazminat hesabının yöntemini doğrudan etkiler.

Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp, kişinin çalışma gücü tam olarak ortadan kalkmasa bile mesleki gelişiminin, kariyer imkanlarının veya gelecekteki gelir potansiyelinin kaza nedeniyle olumsuz etkilenmesi halinde gündeme gelebilir. Bu kalem, somut dosya ve deliller ışığında dikkatle değerlendirilmelidir.

Geçici İş Göremezlik Tazminatı

Geçici iş göremezlik tazminatı, trafik kazası nedeniyle kişinin belirli bir süre çalışamaması, raporlu kalması veya iyileşme sürecinde gelir kaybına uğraması halinde gündeme gelir. Bu zarar, kaza tarihi ile iyileşme sürecinin sona erdiği veya kişinin çalışabilir hale geldiği dönem arasında oluşabilir.

Geçici iş göremezlik hesabında rapor süreleri, tedavi belgeleri, kişinin mesleği, geliri, SGK kayıtları, çalışma düzeni ve kazadaki kusur oranı dikkate alınır. Ücretli çalışanlar bakımından bordro ve SGK kayıtları; serbest meslek veya ticari faaliyet yürüten kişiler bakımından gelir kayıtları, vergi belgeleri ve ticari kayıtlar önem taşıyabilir.

Sigorta şirketi, sürücü ve işleten sorumluluğu bakımından zarar kalemi ve teminat kapsamı ayrıca incelenmelidir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bedeni zararlar bakımından belirli teminat limitleri içinde sorumluluk doğurabilir. Ancak her durumda kusur oranı, poliçe limiti, başvuru evrakı ve zarar hesabı birlikte ele alınmalıdır.

Sürekli İş Göremezlik ve Maluliyet Tazminatı

Sürekli iş göremezlik veya maluliyet tazminatı, trafik kazası sonucunda kişinin kalıcı sakatlık yaşaması ve çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi halinde gündeme gelir. Bu talep, yalnızca yaralanmanın varlığına değil, yaralanmanın kalıcı etki bırakıp bırakmadığına ve bu etkinin çalışma gücü üzerindeki oranına bağlıdır.

Maluliyet oranı çoğu zaman sağlık kurulu raporu ile belirlenir. Raporun hangi yönetmeliğe göre düzenlendiği, kaza tarihi, muayene tarihi, iyileşme sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve raporda kullanılan tıbbi veriler önemlidir. Kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat ve uygulamadaki rapor kriterleri dosyanın sonucunu etkileyebilir.

Tazminat hesabı genellikle aktüerya hesabı ile yapılır. Bu hesapta kişinin yaşı, geliri, mesleği, maluliyet oranı, bakiye ömür, kusur oranı, geçici veya sürekli zarar dönemi ve sigorta ödemeleri dikkate alınır. Kesin bir formül veya sabit tutar vermek doğru değildir; her dosya, bilirkişi veya aktüerya değerlendirmesi ile incelenmelidir.

Tedavi Giderleri ve Bakıcı Gideri

Trafik kazası sonrasında tedavi giderleri önemli bir maddi zarar kalemidir. Hastane kayıtları, epikriz raporları, ameliyat giderleri, ilaç faturaları, fizik tedavi belgeleri, protez ve tıbbi malzeme giderleri bu kapsamda değerlendirilebilir. SGK tarafından karşılanan giderler ile karşılanmayan özel sağlık giderleri ayrılmalıdır.

Bazı yaralanmalarda kazazedenin belirli bir süre veya kalıcı olarak bakıcı yardımına ihtiyaç duyması mümkündür. Bakıcı gideri, kişinin günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdürememesi nedeniyle doğan yardım ihtiyacının ekonomik karşılığıdır. Bu gider fiilen ödeme yapılmış olsun veya olmasın, somut dosyanın sağlık durumu ve ihtiyaç düzeyi üzerinden değerlendirilebilir.

Tedavi ve bakıcı giderlerinde belgelerin saklanması önemlidir. Hastane evrakı, doktor raporları, reçeteler, faturalar, ulaşım giderleri, bakım ihtiyacını gösteren sağlık raporları ve varsa bakıcı ödemelerine ilişkin belgeler dosyaya eklenmelidir. Eksik belge, zarar hesabını ve talebin ispatını zorlaştırabilir.

Ölüm Halinde Tazminat Talepleri

Trafik kazası sonucunda ölüm meydana gelirse, ölen kişinin yakınları bakımından maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir. Maddi tazminat içinde en önemli başlık destekten yoksun kalma tazminatıdır. Ayrıca cenaze ve defin giderleri de talep edilebilir.

Destekten yoksun kalan eş, çocuklar, anne-baba ve somut olayda destek ilişkisini ispatlayan diğer kişiler talepte bulunabilir. Eş ve çocuklar bakımından destek ilişkisi çoğu zaman aile yaşamı ve yasal karinelerle daha kolay ortaya konulabilir. Anne-baba ve diğer kişiler bakımından ise fiili destek ilişkisi, ekonomik katkı, birlikte yaşam, gelir durumu ve sosyal koşullar ayrıca incelenebilir.

Ölüm halinde manevi tazminat da gündeme gelebilir. Yakınların ölüm nedeniyle yaşadığı elem ve acı, olayın ağırlığı, kusur durumu ve tarafların sosyal-ekonomik koşulları değerlendirilir. Manevi tazminat miktarı bakımından kesin ve her dosyada geçerli bir tutar verilmesi doğru değildir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olmasının beklenebileceği kişilerin uğradığı ekonomik kaybı gidermeye yöneliktir. Buradaki destek kavramı yalnızca fiilen para verilmesiyle sınırlı değildir. Aile içindeki bakım, geçim katkısı, eğitim desteği ve gelecekte beklenen ekonomik katkı da somut olayda değerlendirilebilir.

Bu tazminatın hesabı aktüerya esaslarına göre yapılır. Ölen kişinin yaşı, geliri, mesleği, destek süresi, hak sahiplerinin yaşı, pay oranları, kusur oranı, bakiye ömür ve sigorta ödemeleri dikkate alınır. Eş, çocuk, anne-baba ve diğer hak sahipleri bakımından ispat yükü ve destek ilişkisinin ortaya konulması farklılaşabilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı kapsamlı ve teknik bir konudur. Bu nedenle ayrı bir makalede daha ayrıntılı ele alınması uygun olabilir. Trafik kazası dosyasında bu talep ileri sürülürken ölüm belgesi, veraset ilamı, nüfus kayıtları, gelir belgeleri, meslek bilgileri ve destek ilişkisini gösteren deliller düzenli sunulmalıdır.

Manevi Tazminat

Manevi tazminat, trafik kazası nedeniyle kişinin yaşadığı elem, acı ve ruhsal etkilerin uygun bir parasal karşılıkla hafifletilmesini amaçlar. Türk Borçlar Kanunu m.56, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde zarar görene; ağır bedensel zarar veya ölüm halinde ise zarar görenin ya da ölenin yakınlarına manevi tazminat imkanı tanır.

Yaralanma halinde kazazedenin manevi tazminat talebi gündeme gelebilir. Ağır bedensel zarar halinde yakınların da manevi tazminat talep etmesi mümkündür. Ölüm halinde ise ölen kişinin yakınları manevi tazminat isteyebilir. Yakın kavramı yalnızca isim veya akrabalık derecesiyle değil, olayın somut etkisi ve ilişki yoğunluğu ile birlikte değerlendirilir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı değildir. Miktar belirlenirken olayın ağırlığı, yaralanmanın niteliği, ölüm olup olmadığı, kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza sonrası etkiler ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınabilir. Bu nedenle kesin miktar verilmemeli, her dosyanın koşulları ayrıca incelenmelidir.

Trafik Kazasında Kusur Oranı

Kusur oranı, trafik kazası tazminatında talep edilebilecek miktarı doğrudan etkiler. Zarar görenin kusuru varsa, tazminat bu kusur oranı dikkate alınarak azaltılabilir. Karşı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilen dosyalarda talep farklı; tarafların kısmi kusurlu olduğu dosyalarda hesaplama farklı yapılır.

Kaza tespit tutanağı kusur bakımından başlangıç verisi sağlar; ancak her zaman nihai sonuç değildir. Bilirkişi raporu, kusur raporu, kamera kayıtları, tanık anlatımları, olay yeri krokisi, trafik kuralları, hız, takip mesafesi, dönüş kuralları, geçiş önceliği ve ceza dosyasındaki teknik değerlendirmeler kusur oranını etkileyebilir.

Tahkim veya yargılama sürecinde kusur yeniden değerlendirilebilir. Özellikle tutanakta çelişki bulunması, kazanın oluş şeklinin net olmaması, taraf beyanlarının uyumsuz olması veya kamera kaydı gibi ek delillerin bulunması halinde yeni kusur incelemesi gerekebilir. Bu nedenle kusur değerlendirmesi yalnızca ilk tutanakla sınırlı görülmemelidir.

Sigorta Şirketine Başvuru

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine karşı dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Bu başvuru, hem usuli şart hem de sigorta şirketinin talebi inceleyebilmesi için önemli bir aşamadır.

Başvuru KEP, e-posta, iadeli taahhütlü posta veya sigorta şirketinin online hasar ve başvuru kanalı üzerinden yapılabilir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, başvurunun tarihi, içeriği ve sigorta şirketine ulaştığı ispatlanabilir olmalıdır. KEP gönderim çıktısı, posta alındısı, e-posta iletim kaydı veya online başvuru numarası bu açıdan önem taşır.

Sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verdiği cevap talebi karşılamazsa dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu gündeme gelebilir. Başvuru metninde talep edilen zarar kalemi açıkça belirtilmeli; araç hasarı, değer kaybı, bedeni zarar, destekten yoksun kalma veya diğer talepler birbirine karıştırılmamalıdır.

Sigorta Şirketine Başvuruda Hangi Belgeler Sunulmalıdır?

Sigorta şirketine başvuruda sunulacak belgeler, talep edilen zarar türüne göre değişir. Somut dosyaya göre ek belgeler istenebilir; ancak genel olarak araç zararları, bedeni zararlar ve ölüm halinde sunulacak belgeler ayrı değerlendirilmelidir.

Araç zararları için kaza tespit tutanağı veya kolluk tutanağı, araç ruhsatı, hasar fotoğrafları, servis faturası, eksper raporu, varsa değer kaybı raporu ve KTK m.97 başvurusunu ispatlayan evrak önemlidir. Onarım öncesi ve sonrası fotoğraflar, eksik onarım ya da bakiye hasar iddialarında ayrıca yararlı olabilir.

Bedeni zararlar için hastane kayıtları, epikriz raporları, varsa maluliyet raporu, iş göremezlik raporları, gelir belgeleri, SGK kayıtları, tedavi gider belgeleri ve bakıcı gider belgeleri sunulabilir. Geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerinde rapor tarihleri, iyileşme süreci ve gelir bilgileri özellikle önemlidir.

Ölüm halinde ölüm belgesi, veraset ilamı, nüfus kayıt örneği, destek ilişkisini gösteren belgeler, gelir ve meslek bilgileri ile cenaze ve defin giderlerine ilişkin belgeler dosyaya eklenmelidir. Destekten yoksun kalma talebinde hak sahiplerinin ölen kişiyle ilişkisi ve ekonomik destek bağlantısı açıkça gösterilmelidir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu

Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında sigorta uyuşmazlıkları için kullanılan özel bir başvuru yoludur. Trafik kazası tazminatında tahkim, yalnızca sigorta şirketine karşı başvurulabilecek bir yoldur. Kusurlu sürücü, işleten veya servis gibi kişiler tahkim başvurusunda sigorta şirketi gibi taraf yapılamaz; bu kişiler bakımından dava veya icra yolları ayrıca değerlendirilir.

Tahkimden önce KTK m.97 kapsamında sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve 15 günlük sürenin dolması ya da talebi karşılamayan cevap verilmesi önemlidir. Sigorta tahkim başvurusu bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Ancak başvuruda olayın özeti, talep sonucu, hukuki dayanak ve deliller açıkça gösterilmelidir.

Başvuru sırasında başvuru harcı, tebligat gideri ve vekil ile başvuru yapılıyorsa baro pulu gibi masraflar gündeme gelebilir. Masraf kalemleri talep miktarına ve başvuru yöntemine göre değişebilir. Bu nedenle Komisyonun güncel başvuru ücretleri ve usul duyuruları ayrıca kontrol edilmelidir.

2026 yılı itibarıyla Sigorta Tahkim Komisyonu duyurusuna göre 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı Komisyon nezdinde itiraz yolu; 383.000 TL üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz hakem heyeti kararına karşı temyiz yolu gündeme gelebilir. 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıkların en az üç kişilik hakem heyeti tarafından incelenmesi gerekir. Komisyonun 19.03.2026 tarihli duyurusuna göre, itiraz ve temyiz sınırları bakımından karar tarihindeki değil başvuru tarihindeki parasal sınırlar esas alınır; heyet teşekkülü bakımından ise hakem heyetinin teşekkül edeceği tarihteki miktar dikkate alınır.

Hukuk Mahkemesinde Dava Yolu

Trafik kazası tazminat davasında dava yolu, talebin kime karşı açılacağına ve zarar kaleminin niteliğine göre şekillenir. Yalnızca sigorta şirketine karşı dava açılması, kusurlu sürücüye karşı dava açılması, işletene karşı dava açılması veya sigorta şirketi, sürücü ve işletenin birlikte davalı gösterilmesi farklı görev ve usul sonuçları doğurabilir.

Bedeni zarar, ölüm, araç hasarı, değer kaybı ve manevi tazminat talepleri aynı dosyada veya ayrı dosyalarda gündeme gelebilir. Sigorta şirketinin teminat kapsamı ve poliçe limiti ile sürücü/işletenin haksız fiil sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır. Manevi tazminat çoğu durumda zorunlu trafik sigortası teminatı içinde doğrudan değerlendirilmez; kusurlu sürücü ve işleten bakımından ayrıca incelenir.

Dava açılmadan önce KTK m.97 başvurusu, arabuluculuk şartı, görevli mahkeme, yetkili mahkeme, zamanaşımı, deliller ve talep miktarı birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle belirsiz zarar kalemlerinde aktüerya raporu, bilirkişi incelemesi ve sağlık kurulu raporu sürecin yönünü belirleyebilir.

Görevli Mahkeme

Görevli mahkeme, davalı taraf ve talebin hukuki niteliğine göre değerlendirilir. Yalnızca sigorta şirketine karşı açılan davalarda uyuşmazlığın sigorta sözleşmesi ve ticari iş niteliği nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi gündeme gelebilir. Bu tür ticari davalarda TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk da ayrıca değerlendirilmelidir.

Kusurlu sürücü ve/veya işletene karşı haksız fiil temelli tazminat davalarında genel görevli mahkeme bakımından Asliye Hukuk Mahkemesi açıklaması yapılabilir. Bu değerlendirme, talebin sürücü veya işletene karşı haksız fiil ve işleten sorumluluğu temeline dayandığı tipik durumlar içindir.

Sigorta şirketi, sürücü ve işleten birlikte davalı gösterildiğinde görev konusu daha dikkatli incelenmelidir. Tarafların sıfatı, talep kalemleri, hukuki sebep, poliçe kapsamı, bedeni zarar veya ölüm bulunup bulunmadığı ve manevi tazminat talebi görev değerlendirmesini etkileyebilir. Bu nedenle kesin yönlendirme yapılmamalı; görev hususu somut dosya özelinde ele alınmalıdır.

Yetkili Mahkeme

Yetkili mahkeme bakımından HMK m.6’daki genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelir. Trafik kazasından doğan haksız fiil temelli taleplerde HMK m.16 ayrıca önemlidir. Bu madde çerçevesinde kazanın meydana geldiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi değerlendirilebilir.

Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda şirket merkezi, ilgili şube, poliçe veya hasar dosyası ilişkisi ve sigorta ilişkisinden kaynaklanan özel yetki ihtimalleri ayrıca incelenmelidir. Birden fazla davalı, farklı şehirlerde taraflar veya farklı zarar kalemleri varsa yetki değerlendirmesi daha karmaşık hale gelebilir.

Yetki konusu yalnızca pratik bir seçim meselesi değildir. Yanlış mahkemede dava açılması yetki itirazı, usuli gecikme veya dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dava açmadan önce yetki ve görev birlikte değerlendirilmelidir.

Zorunlu Arabuluculuk

Trafik kazası tazminat uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, özellikle sigorta şirketine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak para alacağı veya tazminat davalarında gündeme gelebilir. TTK m.5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu için zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Tahkim, mahkemede açılan ticari dava değil, Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında özel bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Bu nedenle tahkim yoluna gidilecekse arabuluculuk son tutanağı aranmaz; ancak KTK m.97 başvurusu önemini korur.

Sürücü veya işleten aleyhine haksız fiil temelli Asliye Hukuk davasında ticari dava şartı arabuluculuk her durumda uygulanmaz. Tarafların tacir olup olmadığı, uyuşmazlığın ticari iş niteliği, sigorta şirketinin davada yer alıp almadığı ve talep türü somut dosyada değerlendirilmelidir. İlamsız icra takibi ise dava değildir; ancak itiraz sonrası açılacak davada uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk yeniden gündeme gelebilir.

2026 Yılı ZMSS Teminat Limitleri

2026 yılı için zorunlu trafik sigortasında maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak uygulanmaktadır. Sağlık gideri ile sakatlanma ve ölüm teminatlarında kişi başına limit 3.600.000 TL’dir. Kaza başına sağlık gideri ve sakatlanma/ölüm limitleri araç grubuna göre değişir; otomobil ve bazı araç gruplarında 18.000.000 TL, motosiklet ve yük motosikletinde 10.800.000 TL, minibüste 26.100.000 TL, eşya taşımada kullanılan araçlar ile iş makineleri grubunda 36.000.000 TL, büyük otobüslerde 39.000.000 TL gibi farklı kaza başı limitler bulunur. Güncel ve araç grubuna özgü limitler için SEDDK’nin resmi teminat tablosu kontrol edilmelidir.

Bu limitler, sigorta şirketinin asıl alacak bakımından azami sorumluluğunu değerlendirirken önem taşır. Sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olabilir; ancak faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri gibi fer’i kalemler ayrıca değerlendirilir. Hangi limitin uygulanacağı kaza tarihi, poliçe dönemi, araç grubu, talep edilen zarar türü ve daha önce yapılan ödemelere göre belirlenmelidir.

Teminat limitleri, zarar miktarının kendiliğinden bu tutarda kabul edileceği anlamına gelmez. Zarar, kusur oranı, illiyet bağı, raporlar ve belgelerle ispatlanmalıdır. Limit yalnızca sigorta şirketinin sorumluluk sınırını gösterir.

Hesaplama Nasıl Yapılır?

Trafik kazası tazminat hesabı zarar türüne göre değişir. Araç hasarında onarım bedeli, parça ve işçilik giderleri, eksper raporu ve bilirkişi değerlendirmesi dikkate alınır. Değer kaybında aracın rayiç değeri, hasarın niteliği, kilometre, önceki hasar geçmişi ve onarım gören parçalar incelenir. Araç mahrumiyetinde makul onarım süresi ve emsal ikame araç bedeli önemlidir.

Bedeni zararlarda maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi, gelir, yaş, meslek, bakiye ömür, kusur oranı ve aktüerya hesabı değerlendirilir. Destekten yoksun kalma tazminatında destek süresi, ölenin geliri, hak sahipleri, pay oranları, yaş ve aktüerya hesabı belirleyici olur. Manevi tazminatta ise hakim olayın ağırlığı, kusur, tarafların sosyal-ekonomik durumu, yaralanmanın veya ölümün etkisi ve hakkaniyet ilkelerini değerlendirir.

Bu nedenle trafik kazası tazminatı için tek bir net formül veya sabit tutar verilmesi doğru değildir. İnternet üzerinde bulunan genel hesaplama örnekleri yalnızca fikir verebilir; somut dosyada teknik rapor, aktüerya hesabı, bilirkişi incelemesi ve deliller esas alınmalıdır.

Zamanaşımı

Trafik kazası tazminat taleplerinde zamanaşımı bakımından TBK m.72’nin genel mantığı dikkate alınır. Buna göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayabilir. Her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık süre de dikkate alınır.

Trafik kazası aynı zamanda ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, bu daha uzun sürenin tazminat talebine etkisi olabilir. Yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında taksirle yaralama ya da taksirle öldürme nedeniyle ceza zamanaşımı ihtimali ayrıca önem taşır.

Zamanaşımı hesabında kaza tarihi, zararın ne zaman öğrenildiği, sorumlu kişinin ne zaman öğrenildiği, sigorta şirketine başvuru tarihi, tahkim veya dava tarihi, icra takibi ve varsa zamanaşımını kesen ya da durduran işlemler birlikte değerlendirilmelidir. Sürelerin yanlış hesaplanması hak kaybına neden olabilir.

Ceza Dosyasının Tazminat Davasına Etkisi

Trafik kazası sonucunda yaralanma veya ölüm meydana gelirse taksirle yaralama veya taksirle öldürme yönünden ceza soruşturması ya da ceza davası yürütülebilir. Ceza dosyasında olayın oluşu, sürücülerin kusuru, hız, fren izi, kamera kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi raporları incelenebilir.

Ceza dosyasındaki deliller hukuk davası veya tahkim sürecinde önemli olabilir. Özellikle kusur raporları, olay yeri incelemesi, kamera kayıtları ve tanık anlatımları tazminat dosyasında yeniden değerlendirilebilir. Ancak ceza dosyasının sonucu her zaman tek başına tazminat hesabını belirlemez. Hukuk mahkemesi veya tahkim dosyasında zarar miktarı, maluliyet, aktüerya hesabı ve manevi tazminat ayrıca incelenir.

Ceza dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı, dosyadaki delillerin niteliğine ve tazminat yargılamasındaki ihtiyaçlara göre değerlendirilebilir. Her olayda ceza davasının sonunu beklemek zorunlu değildir; ancak kusur ve olay oluşu bakımından ceza dosyası önemli delil sağlayabilir.

Bağlantılı Mevzuat

Bu bölüm, trafik kazası tazminat davalarında sıkça gündeme gelen temel kanuni dayanakları göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Mevzuat hükümleri somut olayın kaza tarihi, taraf yapısı ve zarar kalemine göre birlikte değerlendirilmelidir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49

Mevzuat metnine git

TBK m.49, haksız fiil sorumluluğunun genel dayanağıdır. Trafik kazasında kusurlu ve hukuka aykırı davranışla zarar verilmesi halinde zarar, kusur ve illiyet bağı bu çerçevede değerlendirilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54

Mevzuat metnine git

TBK m.54, bedensel zarar kalemlerini düzenler. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılması trafik kazası yaralanma dosyalarında bu madde kapsamında ele alınır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.56

Mevzuat metnine git

TBK m.56, bedensel bütünlüğün zedelenmesi, ağır bedensel zarar ve ölüm hallerinde manevi tazminat taleplerinin temel dayanaklarından biridir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72

Mevzuat metnine git

TBK m.72, haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde zamanaşımı bakımından iki yıllık ve on yıllık genel süreleri, ayrıca ceza zamanaşımı ihtimalini düzenler.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97

Mevzuat metnine git

KTK m.97, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava veya sigorta tahkimi yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmasını ve 15 günlük cevap süresini düzenler.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30

Mevzuat metnine git

Sigortacılık Kanunu m.30, Sigorta Tahkim Komisyonunun kuruluşunu ve sigorta uyuşmazlıklarında tahkim başvurusunun genel çerçevesini düzenler.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6

Mevzuat metnine git

HMK m.6, genel yetki kuralı bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesini esas alır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.16

Mevzuat metnine git

HMK m.16, haksız fiilden doğan davalarda kaza yeri, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri gibi özel yetki seçeneklerini düzenler.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A

Mevzuat metnine git

TTK m.5/A, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmasını dava şartı olarak düzenler.

Resmi limit ve tahkim kaynakları

SEDDK Zorunlu Trafik Sigortası Teminat Limitleri

Sigorta Tahkim Komisyonu 2026 Parasal Sınır Duyurusu

Sigorta Tahkim Komisyonu 19.03.2026 Başvuru Tarihi Duyurusu

Trafik Kazası Tazminat Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Trafik kazası tazminat dosyalarında ilk aşamadan itibaren delillerin düzenli toplanması gerekir. Kaza tespit tutanağı, kolluk tutanağı, olay yeri fotoğrafları, araç fotoğrafları, kamera kayıtları ve tanık bilgileri saklanmalıdır. Kamera kayıtları kısa sürede silinebileceği için bu deliller mümkün olduğunca erken temin edilmelidir.

Yaralanmalı kazalarda hastane evrakları, epikriz raporları, reçeteler, iş göremezlik raporları, tedavi gider belgeleri ve maluliyet sürecine ilişkin kayıtlar düzenli tutulmalıdır. Ölüm halinde ölüm belgesi, veraset ilamı, nüfus kayıtları, gelir belgeleri ve destek ilişkisini gösteren deliller önemlidir.

Sigorta şirketine başvuru ispatlanabilir şekilde yapılmalı, başvuruda talep kalemleri açıkça ayrılmalıdır. Kusur oranı dikkatle incelenmeli; ilk tutanağın hatalı veya eksik olduğu düşünülüyorsa ek delillerle itiraz imkanı değerlendirilmelidir. Tahkim, dava, icra ve arabuluculuk ayrımı doğru yapılmalı; zamanaşımı ve başvuru süreleri kaçırılmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazası tazminat davası nedir?

Trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan maddi ve manevi zararların giderilmesi için sigorta şirketi, kusurlu sürücü, işleten veya diğer sorumlulara karşı yürütülen hukuki süreçtir.

Trafik kazasında hangi tazminatlar istenebilir?

Araç hasarı, değer kaybı, araç mahrumiyeti, tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, destekten yoksun kalma, cenaze giderleri ve manevi tazminat talep edilebilir.

Yaralanmalı trafik kazasında hangi zararlar talep edilir?

Tedavi giderleri, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik veya maluliyet tazminatı, bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılması ve manevi tazminat gündeme gelebilir.

Ölüm halinde kimler tazminat isteyebilir?

Destekten yoksun kalan eş, çocuklar, anne-baba ve destek ilişkisini ispatlayan diğer kişiler maddi tazminat talep edebilir. Yakınlar ayrıca manevi tazminat isteyebilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı nedir?

Ölen kişinin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olması beklenen kişilerin uğradığı ekonomik kaybın giderilmesine yönelik tazminattır.

Trafik kazasında manevi tazminat kimler isteyebilir?

Yaralanan kişi, ağır bedensel zarar halinde yakınlar ve ölüm halinde ölen kişinin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Değerlendirme somut olayın ağırlığına göre yapılır.

Sigorta şirketine başvuru zorunlu mu?

Sigorta şirketine karşı dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna gidilmeden önce KTK m.97 kapsamında yazılı başvuru yapılması gerekir.

Sigorta şirketi kaç gün içinde cevap vermelidir?

Sigorta şirketi başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir. Cevap verilmezse veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu gündeme gelebilir.

Sigorta tahkim mi dava mı tercih edilir?

Bu tercih talep miktarı, deliller, taraflar, zarar kalemi, masraf, süre ve itiraz imkanlarına göre değişir. Tahkim yalnızca sigorta şirketine karşı başvuru yoludur.

Tahkim için arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Ancak sigorta şirketine KTK m.97 başvurusu yapılmalıdır.

Sigorta şirketine karşı dava açmadan önce arabuluculuk gerekir mi?

Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak para alacağı veya tazminat davalarında TTK m.5/A kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartı gündeme gelebilir.

Görevli mahkeme neresidir?

Sigorta şirketine karşı davalarda Asliye Ticaret Mahkemesi, sürücü veya işletene karşı haksız fiil temelli davalarda Asliye Hukuk Mahkemesi değerlendirmesi yapılabilir. Somut taraf yapısı önemlidir.

Yetkili mahkeme neresidir?

Davalının yerleşim yeri, kaza yeri, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi HMK m.6 ve m.16 çerçevesinde değerlendirilebilir.

Trafik kazası tazminatında zamanaşımı nedir?

Genel olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl dikkate alınır. Ceza zamanaşımı ihtimali ayrıca incelenmelidir.

Kusurlu olan kişi tazminat alabilir mi?

Kısmi kusur halinde talep tamamen ortadan kalkmayabilir; tazminat karşı tarafın kusuru oranında değerlendirilebilir. Tam kusur halinde karşı taraftan tazminat talebi kural olarak mümkün olmayabilir.

Maluliyet raporu olmadan tazminat alınabilir mi?

Geçici zararlar bazı belgelerle değerlendirilebilir; ancak kalıcı maluliyet tazminatı için çoğu durumda usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve aktüerya hesabı gerekir.

Ceza davası tazminat davasını etkiler mi?

Ceza dosyasındaki kusur raporu, kamera kayıtları ve tanık beyanları tazminat sürecinde delil olarak değerlendirilebilir. Ancak tazminat hesabı ayrıca hukuk ve teknik inceleme gerektirir.

Genel Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Bu yazının telif hakları Av. İbrahim Cem GÖKDUMAN’a aittir; avukat meslektaşlar tarafından dilekçelerde kaynak gösterilmeksizin kullanılabilir.